İşletme bazlı kazanç veya zararın hesaplanması ile vergi yükünün tespiti
5520
EK MADDE 5- (Ek:28/7/2024-7524/41 md.)
(1) Bir bağlı işletmenin ilgili hesap dönemine ilişkin işletme bazlı kazanç veya zararı,
finansal muhasebe net kazanç veya zararına aşağıdaki düzeltmeler yapılarak tespit olunur:
a) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya zararına
ilave edilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
büyük net vergi gideri,
2) İşletme bazlı kazancın tespitinde indirimi kabul edilmeyen öz sermaye zararları,
3) Yeniden değerleme yöntemi kazançları,
4) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan zararlar,
5) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
6) Kanunen yasaklanmış fiiller kapsamında yapılan ödemeler ile 50.000 avro karşılığı
Türk lirasını aşan ceza mahiyetindeki ödemeler,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Uluslararası kabul görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının
tespitinde gider olarak tahakkuk ettirilen emeklilik giderleri ile cari hesap döneminde fiilen
ödenen emeklilik giderleri arasındaki fark.
b) Bu fıkra uyarınca, aşağıdaki kalemler finansal muhasebe net kazanç veya
zararından indirilir:
1) Ek 2 nci maddenin birinci fıkrasının (o) bendi kapsamında tespit olunan sıfırdan
küçük net vergi gideri,
2) İstisna tutulan kâr payları,
3) İşletme bazlı kazancın tespitinde kabul edilmeyen öz sermaye kazançları,
4) Yeniden değerleme yöntemi zararları,
5) Ek 11 inci maddenin altıncı ve yedinci fıkraları kapsamındaki varlık ve borçların
elden çıkarılmasından kaynaklanan kazançlar,
6) Asimetrik kur kazanç veya zararları,
7) Önceki dönem muhasebe hataları veya ilke değişiklikleri dolayısıyla oluşan tutarlar,
8) Cari hesap döneminde fiilen ödenen emeklilik giderleri ile uluslararası kabul
görmüş finansal muhasebe standartlarına göre dönem kârının tespitinde gider olarak tahakkuk
ettirilen emeklilik giderleri arasındaki fark.
(2) Birinci fıkranın (a) bendinin (2) numaralı alt bendi ile (b) bendinin (3) numaralı alt
bendine alternatif olarak dileyen mükellefler, öz sermaye kazanç veya zararlarını
ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alabilirler. Şu kadar ki, öz sermaye kazanç veya
zararlarını ülkesel bazlı kazancın tespitinde dikkate alan mükellefler, takip eden dört hesap
dönemi boyunca bu tercihlerinden vazgeçemezler.
(3) Aynı grup içerisindeki bağlı işletmeler tarafından gerçekleştirilen finansman
işlemlerinde, borç alan bağlı işletmenin bulunduğu ülkedeki vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının altında olması, borç veren bağlı işletmenin bulunduğu ülkede ise vergi
yükünün asgari kurumlar vergisi oranının üstünde olması veya grup içi finansman nedeniyle
oluşan faiz gelir ve giderleri dikkate alınmaksızın hesaplanan vergi yükünün asgari kurumlar
vergisi oranının üstünde olması durumunda, borç alan bağlı işletme nezdinde katlanılacak ve
işletme bazlı kazancın tespitinde gider olarak dikkate alınacak faiz gideri, borç veren bağlı
işletmenin gelir olarak dikkate aldığı tutarla sınırlı olacaktır.
(4) Alacaklının alacağından vazgeçmesi nedeniyle finansal muhasebe net kazancı veya
zararının tespitinde vazgeçilen tutarı gelir olarak kayıtlarına alan borçlu durumundaki bağlı
işletmeler, aşağıdaki şartların herhangi birinin sağlanması durumunda, söz konusu tutarı
isteğe bağlı olarak işletme bazlı kazanç veya zararın tespitinde dikkate almayabilirler.
a) Mahkeme kararına istinaden borcun silinmesi, borçlu ile alacaklının ilişkili kişi
olmaması ve borçlunun on iki ay içerisinde iflas etmesinin beklenmesi,
b) Borcun silinmesinden önce borçlunun rayiç bedele göre tespit olunan varlıklarının
değerinin yükümlülüklerinden az olması.
(5) Nitelikli iade edilebilir vergi kredileri ile pazarlanabilir (devredilebilir) vergi
kredileri bir bağlı işletmenin işletme bazlı kazanç veya zararının hesaplanmasında gelir olarak
dikkate alınır. Nitelikli olmayan iade edilebilir vergi kredileri ise bu hesaplamada gelir olarak
dikkate alınmaz.
(6) Farklı ülkelerde bulunan bağlı işletmeler arasında yapılan ve her iki bağlı
işletmenin finansal hesaplarında aynı tutarda izlenmeyen veya emsallere uygunluk ilkesine
uygun olmayan işlemler, emsallere uygun şekilde yeniden düzenlenir. Aynı ülkede bulunan
iki bağlı işletme arasında varlıkların satışı veya diğer şekillerde elden çıkarılmasına ilişkin
işlemlerin emsallere uygunluk ilkesine aykırı şekilde kayıtlara alınması nedeniyle hesaplanan
yerel veya küresel asgari tamamlayıcı kurumlar vergisinde azalmaya sebebiyet verilmesi
halinde söz konusu işlemler, ülkesel bazlı kazanç veya zararın hesaplanmasında emsallere
uygun şekilde yeniden düzenlenerek dikkate alınır. Bu fıkrada geçen emsallere uygunluk
ilkesi, bağlı işletmeler arasındaki işlemlerin, bağımsız işletmeler arasında gerçekleşen
karşılaştırılabilir işlemlerde ve karşılaştırılabilir koşullar altında elde edilecek sonuçlara göre
kaydedilmesini ifade eder.
(7) Bir ülkedeki bağlı işletmelerin işletme bazlı kazanç veya zararlarının toplamı
ülkesel bazlı kazanç veya zararı ifade eder. Şu kadar ki, çok uluslu işletme gruplarına bağlı
yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip
olunan alt grupların, devletsiz bağlı işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin
işletme bazlı kazanç veya zararları bu toplamın hesabında dikkate alınmaz. Bunların
işletme bazlı kazanç veya zararları ayrı hesaplanır.
(8) Bir ana merkez ile ona bağlı iş yeri arasındaki kazanç veya zararın tahsisi aşağıdaki
şekilde uygulanır:
a) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, yalnızca iş yerine
atfedilebilen gelir ve giderleri kapsar. İş yeri tarafından ayrı şekilde finansal muhasebe net
kazanç veya zararına yönelik muhasebe kaydının tutulmadığı durumda, nihai ana
işletmenin konsolide finansal hesaplarının hazırlanmasında kullanılan muhasebe standardına
göre hazırlanan tablolarda iş yerine atfedilen gelir veya giderler, iş yerinin finansal muhasebe
net kazanç veya zararının tespitinde dikkate alınır.
b) Bir iş yerinin finansal muhasebe net kazancı veya zararı, (c) bendindeki durum
haricinde, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin işletme bazlı kazanç veya zararının
belirlenmesinde dikkate alınmaz.
c) Bir iş yerinin işletme bazlı zararı, söz konusu zararın ana merkezin yurt içi vergiye
tabi gelirinin hesaplanmasında gider olarak dikkate alınması ve hem ana merkezin hem de iş
yerinin bulunduğu ülkede vergiye tabi olan bir gelir unsurundan mahsup edilmemesi şartıyla,
iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri olarak dikkate alınır. İzleyen dönemde iş
yerinde oluşan işletme bazlı kazanç, daha önce iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin gideri
olarak dikkate alınan işletme bazlı zararı kadar, iş yerinin bağlı bulunduğu ana merkezin
işletme bazlı kazancı olarak kabul edilir.
(9) Bir bağlı işletme olan şeffaf bir işletmenin finansal muhasebe net kazancı veya
zararı, faaliyetlerin yürütüldüğü iş yerine tahsis edilir. İş yerine atfedilen finansal muhasebe
net kazanç veya zararından sonra kalan tutar; nihai ana işletme olmayan vergi şeffaf işletme
olması durumunda mülkiyet paylarıyla orantılı olmak üzere bu işletme sahiplerine, nihai ana
işletme veya ters hibrit işletme olan bir vergi şeffaf işletme olması durumunda ise bağlı
işletmenin kendisine tahsis edilir. Bu takdirde tahsis edilen tutar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazancı veya zararında dikkate alınmaz ve şeffaf işletmedeki mülkiyet
paylarıyla orantılı olarak tahsise konu edilen söz konusu tutarlar, vergi şeffaf işletmenin veya
ters hibrit işletmenin bulunduğu ülkedeki düzenlemelere göre kazancın tespitinde dikkate
alınır.
(10) Bir şeffaf işletmenin mülkiyet payına sahip aynı gruba bağlı işletmelerin dışında
başka işletmelerin bulunması ve bu işletmelerin şeffaf işletmenin mülkiyet payına doğrudan
ya da vergi şeffaf yapı aracılığıyla sahip olması durumunda, dokuzuncu fıkra hükümleri
uygulanmadan önce bu işletmelere tahsis edilmesi gereken tutarlar, şeffaf işletmenin finansal
muhasebe net kazanç veya zarar tutarından indirilir. Şu kadar ki, bir şeffaf işletmenin nihai
ana işletme olması veya nihai ana işletme niteliğindeki bir şeffaf işletmenin doğrudan ya da
vergi şeffaf yapı aracılığıyla bir şeffaf işletmeye sahip olması durumunda bu fıkra hükümleri
uygulanmaz.
(11) Bir çok uluslu işletme grubunun her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü; o ülkede bulunan bağlı işletmelerinin düzeltilmiş kapsanan vergilerinin toplamının, o
ülkede bulunan bağlı işletmelerinin ülkesel bazlı kazanç toplamına bölünmesi suretiyle
bulunur. Çok uluslu işletme gruplarına bağlı yatırım işletmelerinin, azınlık payına sahip
olunan bağlı işletmelerin, azınlık payına sahip olunan alt grupların, devletsiz bağlı
işletmelerin ve sigorta yatırım işletmelerinin her bir hesap dönemi için ülkesel bazlı vergi
yükü ayrı hesaplanır.
İlgili Başkanlıklar
Mali İşler ve Finans Yönetimi Daire BaşkanlığıBaşkanlık
ülkesel bazlı vergi yükü
Çok uluslu işletme gruplarında ülkesel bazlı vergi yükünün hesaplanmasını düzenlediği için güçlü mali yükümlülük içeriyor.